Telefon: 0224 4412058

Ülkemizde hala hazırda 1.000.000 ‘nu aşkın şirketimiz değişik sektörlerde faaliyet göstermekte olup bu sayısı ya her yıl yaklaşık 45.000 yeni şirket açılma yolu ile ilave olmaktadır. Ancak yeni açılan şirketlerin yanı sıra 50.000 ‘e yakın şirkette her yıl faaliyetlerine son vermektedir.

Açılan ve kapanan şirketler üzerinde nedenleri araştırdığımızda ise ekonomik sebeplerin dışında yönetsel karmaşa ve doğru yapılandırılmamış iş akışlarının da önemli bir etken olduğunu görmekteyiz.

Tamda bu noktada Aile şirketlerinin durumu karşımıza çıkmaktadır. En basit tabiri ile Aile Şirketi ‘Aile bireylerinin bir işletme faaliyetini yapmak üzere bir araya gelmesi’ olarak tanımlanmaktadır.

Yapılan araştırmalarda Dünya’da  aile şirketlerin 2.kuşağa geçme oranı %30 ,3.kuşağa geçme oranı % 10 seviyelerinde iken kesin olarak net araştırmalar olmamasına rağmen bu oranın Ülkemizde ise bu oran 2.kuşağa  %15 , 3.kuşağa % 3 seviyelerinde olduğu öngörülmektedir.

‘’Genel olarak baktığımızda her 10 şirketten yalnızca 3’ü 2.kuşağa devrolmaktadır.’’

Aile şirketlerinin kurumsallaşması çerçevesinde İş dünyasının fikir öncülerinden Alfred Marshall’in bir sözü vardır: “Bir işletmeyi dede kurar, baba büyütür, oğul tutar, torun sanat tarihi okur.”

Bunu merhum Türk işadamı Nejat Eczacıbaşı ise daha keskin olarak ifade etmiştir: “Türkiye’de şirketleri babalar kurar, oğulları yer, torunları batırır.” Şeklinde ifade etmiştir.

Ne Yapmalı?

Bir işletmenin, bünyesinde bulunan tüm faaliyetlerin kişilerin varlığına bağımlı olmadan sürdürebilmesini ve geliştirebilmesini sağlayan yapısal sürece kurumsallaşma denir. Şirketlerin, patron, lider yönetici ve önemli personele bağımlı olmadan faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmeleri ve geliştirebilmeleridir. Kurumsallaşmanın temel amacı: – firmanın (patron, yönetici, kritik personel vb.) kişilerden ve onların “kendi becerilerine bağlı yöntemlerinden” bağımsız hale gelmesi ve sürekliliğinin sağlanmasıdır. – işletmenin önemli noktalarında insanın olmayacağı değil, fakat onlar olmadığında aksama yaşanmadan her şeyin aynen devam edebilmesi anlamına gelir.

Kurumsallaşma sürecinin en önemli evrelerinden olan hedefler belirlenerek planlanması faaliyeti, yukarıdaki örnekten de görüleceği gibi, işletmelerin stratejik planlama faaliyetleri ile yakından ilişkili olup, her iki sistemin etkinliği önemli ölçüde birbirine bağlıdır.

DR. Bülent ÖZ

Bursa Hayat Gazetesi